Meme Kanseri Hakkında

Meme(göğüs) kanseri  genellikle süt kanalı ya da süt bezi hücrelerinin, organın şekli ve işlevine uyumsuz şekilde kontrolsüz çoğalması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Kadınlarda en sık görülen kanser çeişitidir. Elli yıl önce her 13 kadından biri meme kanserine yakalanırken günümüzde her 8 kadından biri meme kanseri tanısı almaktadır. Ayrıca kadınlarda kanser sebebiyle ölümlerin akciğer kanserinden sonra en sık 2. nedenidir. Meme kanseri erkeklerde de görülmekle birlikte kadınlara oranla görülme sıklığı çok daha azdır.

Meme kanseri fark edilmediğinde öncelikle komşu doku ve organlar olmak üzere tüm vücuda yayılabilen ve tedavisi zaman geçtikte zorlaşan bir hastalıktır. Bu sebeple erken tanı için yapılan tarama testleri hayati önem taşımaktadır. Meme kanseri tanısı alan kadınların sağ kalım oranları bu tarama testleri ve etkin tedavi yöntemleri sayesinde günümüzde %90’ın üzerine çıkmıştır.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Meme kanseri tedavisinde en önemli basamaklardan birinin erken tanı olması, taramaları çok önemli kılmaktadır. Bu taramaların en verimli kullanılması ve risk altındaki bireylerin saptanabilmesi için meme kanseri risk faktörlerinin tanımlanması şarttır.

 

 

Meme kanserinde en önemli risk faktörleri ileri yaş ve kadın cinsiyettir. Bunun ardından meme kanseri öyküsü olan hastaların diğer memesinde kanser gelişme riski artmıştır. Ayrıca ailede meme kanseri öyküsünün olması da riski arttıran bir diğer faktördür. Genetik olarak BRCA1 ve BRCA2 mutasyonu taşımak da meme ve over kanseri riskini arttırır. Meme biyopsilerinde kanser öncüsü hücreler saptanan hastalar da riskin yüksek olduğu bir diğer gruptur.

Meme kanseri gelişiminde östrojen hormonu bir diğer önemli başlıktır. Östrojen hormonuna maruziyeti arttıran; erken yaşta(12-14 yaş öncesi) mensin(âdet) başlaması, geç yaşta(55 yaş sonrası) menapozun başlaması, doğum yapmamak ya da az doğum yapmak, ilk doğumdaki yaşın ileri(30 yaş sonrası) olması, emzirmemek, fiziksel aktivitenin az olması, obezite ve hormon replasman tedavisi meme kanseri riskini arttıran faktörlerdendir.

Risk faktörleri sayesinde yakın takip edilmesi gereken hastalar saptanıp uygun takip ile meme kanseri gelişmesi halinde en erken dönemde tedavinin başlanması sağlanır. Böylece meme kanserinde tedavinin başarısı arttırılır.

Meme Kanseri Türleri

 

 

Meme kanserinin en sık görülen tipi yaklaşık %80 oran ile invazif duktal karsinomdur. İnvazif duktal karsinomu %10 oran ile invazif lobuler karsinom takip eder. İnvazif duktal karsinom görüntüleme ve fizik muayenede daha kolay saptanabilirken invazif lobuler karsinom tek tabaka halinde yayılması sebebiyle zor saptanmaktadır. Bu durum tedavinin gecikmesine ve olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir.

Meme Kanseri Evrelemesi

Meme kanserinde hastaya uygun tedavi planının belirlenmesi ve hastalığın gidişatını öngörebilmek için evreleme çok önemlidir. Klinik ve patolojik olmak üzere iki çeşit evreleme vardır. Klinik evreleme tedavi öncesi hastanın görüntüleme ve fizik muayene bulgularına göre yapılır. Patolojik evreleme ise ameliyat sonrası tümörün ve lenf nodlarının incelenmesiyle sonuçlanır. Yapılan çalışmalarda meme kanserinde özellikle tümör boyutu ve lenf bezi metastazı ile hastanın sağ kalımı arasından ciddi bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Dolayısıyla meme kanseri evrelemesinde en önemli parametreler bunlardır.

 

 

TNM Evrelemesi:

Evre 0: Meme kanserinin öncü hücreleri mevcuttur. Meme kanseri gelişme riski birkaç kat artmıştır.

Evre 1A: Tümör boyutu 2cm’den küçük ve koltuk altı lenf bezlerine sıçramamıştır.
1B: Tümör boyutu 2cm’den küçük ve koltuk altı lenf bezlerine mikrometastaz mevcuttur.

Evre 2A: Memede tümör yoktur ancak koltukaltı lenf bezlerine sıçramıştır. Ya da memede tümör 2 cm’den küçük ve koltukaltı lenf bezlerine sıçramıştır. Ya da memede tümör 2 cm’den büyük ama 5 cm’den küçük ve koltukaltı lenf bezlerine sıçramamıştır.
2B: Memede tümör 2 cm’den büyük ama 5 cm’den küçük ve koltukaltı lenf bezlerine sıçramıştır. Ya da memede tümör 5 cm’den büyük ancak koltukaltı lenf bezlerine sıçramamıştır.

Evre 3A: Memede tümör birbirine kenetlenmiş olarak koltukaltı lenf bezlerine sıçramıştır veya göğüs kafesi önündeki lenf bezlerine yayılmış olabilir. Bununla birlikte memede tümör yoktur veya memedeki tümör her boyutta olabilir. Ancak tümör meme cildini ya da göğüs duvarına sıçramamıştır.
3B: Memede tümör göğüs duvarına ve/veya meme derisine yayılmıştır ve her boyutta olabilir. Ayrıca tümör birbirine kenetlenmiş olarak koltukaltı lenf bezlerine sıçramış veya göğüs kafesi önündeki lenf bezlerine sıçramış olabilir.
3C: Memede tümör olmayabilir veya tümör herhangi bir boyutta olabilir. Tümör göğüs duvarına ve/veya meme derisine yayılmış olabilir. Ayrıca tümör, koltukaltı lenf bezlerine ve/veya köprücük kemiği altı veya üstü lenf bezlerine ve/veya göğüs kafesi önünceki lenf bezlerine yayılmıştır.
Evre 4: Kanser hücreleri vücuttaki kemik, beyin, akciğer, karaciğer gibi diğer organlara sıçramıştır.

Sosyal Medyada Paylaş:

Bunlar da İlginizi Çekebilir

meme-kanseri-belirtileri
Meme Kanseri Belirtileri

Meme kanseri tedavisinde en önemli basamak erken tanıdır ve erken tanı için meme kans…

Devamını Oku
meme-kanseri-tedavisi
Meme Kanseri Tedavisi

Meme kanseri tedavisi hastalığın ilerlemesini önlemek ve tedavi edilmesini sağla…

Devamını Oku
meme-kanseri-hastalari-ve-oruc
Meme Kanseri Hastaları ve Oruç

Bu soruyu soran hasta grubu içerisinde meme kanseri tanısı almış olan ve an itibariyl…

Devamını Oku